Bölgeselleşme hareketlerinin politik ekonomi çerçevesinde değerlendirilmesi: Türkiye ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) örneği

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Mardin Artuklu Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Politika ve ekonomi farklı kavramlar olarak görülse de ülkelerin uluslararası arenada söz sahibi olabilmeleri için bu iki farklı kavramın tek bir çerçevede ele alınması gerekir çünkü biri diğerini etkileyen bir mekanizmadır. Ulus devletlerin kendi sorunlarını çözememesi ve ihtiyaçlarını karşılayamaması sebebiyle ekonomik, siyasi ve güvenlik açısından coğrafi olarak yakın ülkeler birbirlerine bağımlı hale gelmekte ve aynı coğrafya içinde yer alan ülkeler bölgesel kuruluşlar kurarak ve uzlaşma yoluna giderek sorunları çözmeye çalışmaktadır. Bölgeselleşme, II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana uluslararası alanda ekonomik bağlardaki dramatik artışın yarattığı fırsatları ve kısıtlamaları yönetmek için bilinçli bir girişim olarak görülmektedir. Dünya ekonomisindeki en çarpıcı değişikliklerden biri de ülkeler arasında II. Dünya Savaşından sonra eski ve yeni olarak tanımlanan bölgeselleşme hareketleri vasıtasıyla serbest ticarete geçiş yaşanmasıdır. Bunun en önemli özelliği, ülkelerde demokrasinin tesis edilmesi sonucunda ticaret kısıtlamalarının kaldırılması, bölgesel ve uluslararası entegrasyonların sağlanmasıdır. Bölgeselleşme hareketlerine örnek olarak serbest ticaret alanları, gümrük birlikleri, ortak pazarlar ve ekonomik kuruluşlar gösterilmektedir. Bu bağlamda, MERCOSUR ülkeleri ile Türkiye arasında ki ekonomik ilişkiler 2001 ve 2020 yılları arasındaki süreç baz alınarak incelenmiştir. Bu tezin birinci bölümünde, son iki yüz yılda uluslararası ticaret arenasında beliren bölgeselleşme hareketlerinin uluslararası politik ekonomi perspektiflerinden hangi zemine oturtulabileceği tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise oluşturulan bölgesel örgütlerin II. Dünya Savaşından sonra beliren eski ve yeni olarak adlandırılan bölgeselleşme hareketlerinin hangisi içerisinde konumlandırıldığı araştırılmıştır. Ayrıca, soğuk savaş döneminden sonra genel olarak ülkelerin demokratik bir rejimi benimsemesi, küreselleşmenin etkisiyle beraber küresel sermayeye entegre olmasından dolayı 2001 ve 2020 yılları arasında bölgesel entegrasyonların uluslararası ticaret sahnesindeki payları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, bu tezin temel sorunsalını oluşturan Türkiye ve MERCOSUR arasındaki ticari ilişkiler, vaka analizi kapsamında tarihsel süreç izleme metodu ele alınarak ve neden-sonuç ilişkisine dayandırılarak incelenmiştir. Sonuç olarak, Türkiye ile MERCOSUR ilişkilerinin tarihsel sürecini göz önünde bulunduran ve uluslararası politik ekonominin unsurlarını bölgeselleşme bağlamında inceleyen bu çalışmada elde edilen verilere göre politika önerileri sunulmuştur.
Although politics and economy are seen as different concepts, these two different concepts should be handled in a single framework in order for countries to have a say in the international arena, because one is a mechanism that affects the other. Geographically close nations become dependent on each other in terms of economy, politics and security because they cannot solve their own problems and meet their needs therefore, they integrate with each other by establishing regional institutions and reaching compromises. Regionalization can be seen as a deliberate attempt to manage the opportunities and constraints created by the dramatic increase in international economic ties since the end of World War II. One of the most striking changes in the world economy is the has been a transition to free trade through regionalization movements defined as old and new after World War II. The most significant feature of this is the removal of trade restrictions as a result of the establishment of democracy in countries and the provision of regional and international integrations. Free trade areas, customs unions, common markets and economic institutions can be cited as examples of regionalization movements. In this context, the economic relations between the MERCOSUR countries and Turkey examined based on the years between 2001-2020. In the first part of this thesis, it has been discussed on which ground the regionalization movements that have emerged in the international trade arena in the last two centuries can be placed from the perspectives of international political economy. In the second part of the study, it has been researched that the regional organizations appeared after the Second World War are located in which of the old and new regionalization movements. In addition, the shares of regional organizations in the international trade scene between 2001 and 2020 years has been examined due to the adoption of a democratic regime by countries in general after the cold war period and their integration into global capital with the effect of globalization. In the third part of the study, the commercial relations between Turkey and MERCOSUR, which constitute the main problematic of this thesis, have examined by considering the historical process tracking method within the scope of case analysis and by basing it on the cause-effect relationship. As a result, policy proposals have presented according to the data obtained in this study which considers the historical process of Turkey and MERCOSUR relations and examines the elements of international political economy in the context of regionalization.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Politik ekonomi, Bölgeselleşme, Türkiye ve Güney Ortak Pazarı, Political economy, Regionalization, Turkey and the Southern Common Market, Ekonomi, Economics, Bölgeselleşme, Regionalization, MERCOSUR, Mercado Comun del Sur / Southern Common Market, Ortak Pazar, Common Market, Siyasal ekonomi, Political economics, Uluslararası ticaret, International trade

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye