Klasik İslam Tarihçilerinin Kalem Anlatısı

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2017

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

Özet

Dünya tarihi yazan klasik İslam tarihçileri, tarih anlatılarını külli yaratılış anlayışı çerçevesinde oluşturmuşlardır. Onlara göre tarih, sadece insanın değil Allah'ın yarattığı bütün varlıkların tarihidir. Tevhid temelli tarih dediğimiz bu anlayışın merkezinde insan olmakla birlikte klasik İslam tarihçileri zaman, gece ve gündüz gibi tarihin bazı temel kavramlarını açıkladıktan sonra eserlerine, yaratılan ilk şeyin ne olduğu sorusuyla başlamışlardır. Buna cevap olarak Hz. Peygamberden rivayet edilen ve birçok hadiste ifade edilen kalem, arş, su, nur ve karanlık gibi varlıkların yaratılış sırasını tartışma konusu yapmışlardır. Makalemizde Taberî (ö. 310/922), İbnü'l-Esîr (ö. 630/1233) ve İbnKesîr(ö. 774/1373) gibi klasik dönem İslam tarihçilerinin dünya tarihi olarak tasarladıkları eserlerinde konuyu nasıl ele aldıklarını karşılaştırarak tasvir edeceğiz. Diğer yandan konu hakkında yapılan tartışmalardan ziyade önemli olan klasik dönem İslam tarihçilerinin kalem hakkında böyle bir tasavvur oluşturmalarıdır. İslam medeniyeti açısından kalem ve yazının önemini ortaya koyan bu tasavvurun yeniden günümüze taşınması gerektiği kanısındayız
The classical Muslim historians who wrote world histories composed their historical narratives within the framework of their understanding of universal creation. According to them history was the history of all beings that Allah had created and not just of the human being. Although the human being is at the centre of this understanding, which we call history grounded in the oneness of God, the classical Muslim historians, after having explained some basic concepts such as time, night and day, began their works with the question of what was the first created thing. As an answer to this question, they turned into a topic of discussion the order of the creation of beings such as pen, throne, water, light and darkness, which appeared in narratives about the Prophet and were expressed in some hadith. In our article we will describe in the form of a comparison how Muslim historians of the classical period like Tabari, Ibn al-Athir and Ibn Kathir dealt with the topic in their works, which they had designed as world histories. However, what is more important than the debates about the pen is the fact that the Muslim historians of the classical period formed such a concept about the pen. We are of the opinion that from the perspective of Islamic civilisation this concept, which establishes the importance of pen and writing, should be carried over into the present day

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Sosyal Bilimler Tarihi

Kaynak

Mukaddime

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

8

Sayı

1

Künye